yirmi yaş kuplesi

gülümsememi seviyorsun ya,
ben hep çok mutluyum.

Prelüt

meydanlarında koşup güvercinler
                                                    uçurdum.
bayırlarında karahindibalara nefes nefese 
                                                    üfledim.

bugünü saymazsak
tenine sönmüş kibritle yazılmamış şiir
                                                    bırakmadım.

bu,
                           daha 
                                                    başlangıç.

on dokuz yaş mısraları

gözlerimin önüne
gözlerini getiriyorum.
seni her gördüğümde bile.

uisge beathe

karanlıkta yoksunluklarımızdan dem tutalım
sen hiç olmamış gözyaşlarımı öperek ıslat
ben zaten yok hüzünlerini okşayayım.

gözlerinin yeşilinde bir çingeneden çiçekler alayım
varlıklarımız rastgele koparılmış bu kır çiçekleri
ve
asla içilmeyecek bir sarma sigaradan ibaret olsun.


ömrümün belki de çeyreğinde, irticalen.

ŞH - Kadıköy

eskimemiş halatlar kaldı benden geriye
kimsenin iskeleye bağlayamadığı
bir şehir hatları vapuruyum.

ıslak bir seyyar köprü kaldı senden geriye
çok vapurun battığı
bir liman orospususun.

On sekiz yaş -son- şiiri

seni bir buçuk yıl tanıdım.
her biri bir buçuk yıldan
bir düzine yaşım var bugün.

dediğin gibi,
emziğini kaybetmiş, ağlayan
on iki yaşında bir bebeğim bugün.

On sekiz yaş şiiri

her biri bir buçuk yıldan
bir düzine yaşım var bugün.