Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ŞH - Kadıköy

eskimemiş halatlar kaldı benden geriye
kimsenin iskeleye bağlayamadığı
bir şehir hatları vapuruyum.

ıslak bir seyyar köprü kaldı senden geriye
çok vapurun battığı
bir liman orospususun.

Ahmak ıslatan

Ben; bazen, seni
hiç tanımamış olmayı istedim.
en azından
yeni bir güne uyanana kadar.

Ben; hep, seni
görmek istedim.
gel gör ki
seni görmemek de güzel.
ama benim neyse ki
gözlerim var.

Ben; biraz, seni
işitmek istedim.
seni duyamamak da güzel
çünkü sesin,
öyle sessiz ki
sevdiğini söyler gibi.

Sen; hafiften, bana
dokun istedim.
bana dokunman da güzel
çünkü tenin
ılık ve sakin
ahmak ıslatan gibi.

Ben; arada, seni
öpmek istedim.
seni öpememek de güzel,
çünkü dudaklarındaki mühür
sanki
hiç bozulmamış gibi.
-yani yalan gibi.

Ben; çoğu zaman, seni
hiç tanımamış olmayı istedim.
hiç..

Söz

Zemheri sözlü,
gülmeyen yüzlü olduğun günler de varmış.
müsade et,
o günler güzel görünsün senin
ağlayan gözlü haline.

Bilirsin o günleri;
ikrar verdim,
ben, özümde ben, ben değilsem
Merter değil,
nâmerd erim.

Sakince

Kader gününden bir gün önce
yirmi üç haziranda
şarap tortusu rengi gece..
ileride bir yerde müzik çalmakta..
sakince..

Gözlerim Kafkaesk
-kızın yasaklı bahçelerini,
göremez istese de.

Kız kalkmış raks etmekte
gözleri bir hayli davetkâr..
ben raks etmeyi bilmem
gerçi,
nasılolsa gecenin sonu cehennem.
vücudumuz günahkâr.
ve kendi ritminde.

Küfretmek güzel

Ne diye benimki bulunur
ne diye benimki bulur
söylesene öpemediğim kız!
Görsen, ben ki...

Bi' baksan; görür, gelirsin diyor.
-küfürbaz ve mistik şair bunları diyen..

Mistik'in içinden yalnız küfretmek geliyor.
Tekrar tekrarlıyor
içinde ölen
ters dönüp de
yüzeye batamayan şiiri.

Kimse

Kim bilir, belki
Benzemez kimse sana, demeseler
benzerdi kimseler sana
-sanardım kimseleri sen..

Ve belki, kim bilir
Artık kimseyle sevişemem;
anladım, sevişmek kırmızı, demeseler
kimselerle sevişirdim..
-sanardım sevişmeleri sen..

onlar anlamış; ben anlamadım:
sevişmek eflâtun..

Sekiz'i

Yıllarla sıfıra yaklaşıyor sekizi
çünkü sekizi
aslında bir pazartesi.

Hatırlamazsın sen şimdi
cumartesiden sözleştik.
Sözleşince
bende bir seremoni
ve içimde
-senin besten-
bir senfoni..

Hatırlamazsın sen şimdi
Kafka'nın Dava'sını aldığın gün
sekiz'i -pazartesi-
Sen öyle hatırla; ama unutma sekiz'indeki beni.

Güller biter

Kan kırmızı güller biter senin yüzünde
güller biter öptüğüm yerlerde..
ve gül'ler biter bende
çünkü sen güldün mü
bende gülmeler biter;
ağlarım.

Senin yüzünden güller biter.

İlk vapur

Yolculuk uzun: vapurla
Beşiktaş'tan
varmak bilmeyen sen olmayınca
Kadıköy'e

Henüz tenhayken,
sabah, ilk vapura binelim seninle.
Sensiz'ler gibi uzun sürsün.
ben, kadife ceketim ve kasketim
iskelede beklerken
sen anlatacaklarınla gel.
ilk vapur anlatacaklarıyla yanaşsın.

Kehribar gibi

Sabaha karşı gibi
karşılar gibi sabahı..
-hani demiştim ya
bir Bob Marley şarkısı masumluğunda
ve kehribar görünen bir gece gibi.
Portakal çiçeği kokum her yana yayılmış gibi.
Öyle durgunsun ki kırmızılar içinde,
kıpkırmızı gibi.

Portakal çiçeği kokulu
kehribar gece gibi.

A la minute

Açtım, sevgilim
ve seni ısmarladım,
alaminüt.
sonra vazgeçtim ayaküstülükten
-anlarsın ya...
"anlamadın ya..."
Oturdum içeride
dökük bir tabureye.
Seni ısmarladım sevgilim.
Bekledim.
Getirmediler.
-belki sen pişmedin diye.


Olsun.
Ben beklerim, sevgilim.
Ben beklemeyi
Marquez'den öğrendim.

Yalınayak Koşmak

Uzun zaman aklını bozan, hapsolmuş, 
müthiş bir tutku ve özlemle pişmiş duygular,
anlatır birilerine -ne kadar da masum, ağlayası gelir anlatırken.
Sıradan bir duygu sanar anlattığı..
O zaman öyle bir üzülür,
işte o zaman, küfretmezse olmaz..

Bazı kitapları görür,
derman olacak kitaplar.
Parası yok,
eğlenemez,
işte o zaman hor görülür ya
işte o zaman küfretmezse olmaz.

Aç, çıplak, sefildir kimisinin gözünde
ama o
içinden gülümser,
etrafı küçümser.

O aşağılayıcı gülümseyişler,
onlara küfreder şiir yazar.

Küfreder; hor görülmeye
kavga edip kanamaya,
har vurup harman savuranlara,
hissederek ağlamadığı günlere ve
hissettirerek ağlatanlara..

En sonunda küfr'ün uzmanı olur.



Beni de düşün

Bir arşivden
bir şarkı..
İstedim.
Yoktu, Müjgan değilsin ki!
Yine de istedim; çünkü o sıra
hayaline sarılıyordum!

Bir-iki büyükçe adım;
bir-iki kulaç dedim.
Gerek yok,
mesafeyi abartmaya!
Küçük dünya!

Kendine iyi bak, beni de düşün..

Ağladıkça

Dertten tasadan yoksun zamanlar,
bir ağlamaklı şarkı açar,
kapatmaya kıyamam...
Derdim olur "Ağladıkça"
bitene kadar ağlar,
ağlatılırım..
Sonra da
"Kafama sıkar giderim."

Halbuki aklımda ne Müjgan,
ne de Herhangi..

Ağladıkça kafama sıkar giderim...

Anti-tez

Bir saat önce
utanırdım,
içemezdim, oturup yazamazdım..
Çoluk çocuk..
Tez elden gitsinler!

Haydi fazlalık insanlar!
İmroz'da bu isimsiz rıhtımda,
işiniz yok sizin!
İçenlere bırakın,
yazanlara bırakın!

Saçlarım pejmürde..
Üstten dört düğme fora gömleğim..
Yanımdan geçen kızlar,
bakıyorlar yine de..
Fark etmiyor değilim..

Gayri ahengi haiz gece:
üç midye dolma,
sınırsız bira..

Saat on ikiyi geçmeden,
terkediverdi fazlalıklar etrafı..
Dükkanların ışıkları,
sönmesinler! Korkuyorum!
Rüzgar dinmesin!
Yarılanmış sepya biramı
savursun ordan oraya!
Sanki hacıyatmaz!

Işıklar,
ses,
kayıt!

Sen Endülüs'te Raks et

Hayal ettim, kıyıda tek başımayım...
Ege'de, Yunan açıklarında,
isimsiz bir kıyıda...
Ay yok, yakamoz yok, bakıyorum yine de;
ardımda
sokak lambalarının
önümde suyla sevişmesine..

Bir elimde ellilik,
kahverengi cam kör eder gibi..
Diğer elimde parlak bir şey,
bu da ne!

Doğru ya,
seni arayacaktım..
Elim varmıyor Müjgan,
seni bu gece boşvermek elzem..
Sen Endülüs'te raks et!
Sen Endülüslüyle raks et..

Bir şiir doğuyor

Bir şiir doğuyor;
babası benim,
anası herhangi,
ebesi şarap..

Babası benim;
ama
gebe kalan da benim..
Yalnız değilim çünkü,
o da var yanımda,
rahmimde,
rahmim beynim..

Cinsiyeti belirsiz,
bilineni gözleri;
anadan da babadan da,
kahverengi..
Belki anadan güleç,
babadan mağrur..

Sabah

Karanlıkta,
belki de uzakta,
bir camiiden okunan
"sabah"tan ürkmüş bir karga,
habercisi oluyor..

Karanlıkta,
bir kaos!
Müezzinler,
hep bir ağızdan..
La ilahe..
Allahu..
Karışıyor her biri!
Kimi uzaktan fısıldıyor,
kimi kulağıma bağırıyor!
İllallah!
ekber...

Sabah ezanı

Gecenin sessizliğine gömülmüşüm..
Bir ışık yok dışarıda,
apartmanlarda!
Masa lambamın cılız ışığı hatırlatıyor,
yalnızlığımı.
"Bir sen varsın, bir namaza kalkanlar,
bir de müezzin!"

Sormaz mı yaradan sana Merter?
"Madem ezanı dinliyorsun
ne diye şarap içiyorsun ya kulum?"

Kendini avutuyor cevab,
"Ben başımayım,
mazur gör yarab."

İçtendirilen

İçtenlik, içtenlik diye paralanırken
en yakınımda hissetmek istediğim sen
bir "sen" değilsin,
hatta bir "o"..
"Onlar"sın benim için
"Ben" olmanı beklerken

İçimden geçiyorsun ama,
içten değilsin.
İçtendirilensin.
İş işten geçmişimsin..